splash

Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak içinde düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu.

 

Millet fazla kızdırılmaya gelmez. Sen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elini sıkmamakla, savaş dışında görüşmem demekle Türkiye’nin yüzde 52’sine tavır koyduğunu, fark etmiyorsun biliyorum.
Hazımsızlıktan normal düşünemiyorsun sanırım. Ama emin ol önümüzdeki seçimde eğer genel başkan olarak kalır ve seçime girersen seçim sonrası o koltuğa nasıl oturacağının hesabını dahi yapamayacaksın.

Mazlumların, masum bebeklerin, çocukların ve kadınların Ahı ABD’yi uçuruma doğru götürüyor. Emin ol Bay Obama, dünyada akıttığınız kan artık size de bulaşıyor ve sizden akan kan tüm masumların akan kanı gibi içimizi yakıyor.

Bizler geçmişi çabuk unutuyoruz ya, bu yüzden yeniden hatırlatmakta yarar var. Çünkü bugünü anlamanın, yarına daha net bakabilmenin yolu geçmişi hafızamızda taze tutmaktan geçer.

“Adam yüzde 52 almış, ‘neden 55 almadım?’ diye tartışıyor. Sen rezil olmuşsun, hezimete uğramışsın ‘bunu tartışırsak, AKP’nin üstünü kapatırız’ diyorsun. Böyle bir kafa olabilir mi? İşte sebep bu. İktidar olamamanın sebebi bu. Bu kafa iktidar olamaz. Her seçimde yenmiş seni, yenmiş de yenmiş, meydan okuyor. Sen yenilgiyi tartışmak yerine ‘gel bunu tartışalım’ diyene, ‘AKP’nin içindeki tartışmayı gölgelersin’. Yok ya derler adama”

Devlet memurları bile içki içenlerden tercih edilir duruma gelmişti. Diğer yandan ülkenin bir bölümünden ise sürekli şehit haberleri gelmeye devam ediyordu. Büyükşehirlerde de terör bazen bombalarla sivil ve masum canları almayı sürdürüyordu.

Derin güçlerin sistemini bozacak kişi olarak dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan’ı siyaseten imha etme girişimi tam da bu dönemde başladı.

Türkiye 10 Ağustos 2014 günü bir ilki yaşadı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir cumhurbaşkanını halk doğrudan seçti. Halk, hiç tanımadığı ve ülkeye bir çeşme bile yaptırmamış olan adaya değil, köprüler, yollar, barajlar, denizin altından metro, milli gemi, milli uçak, milli uydu vs. yapan adaya oy vermiştir. Siyasete dış müdahaleye de izin vermemiştir bu millet.

Siyonist İsrail’in Gazze’de bebek, çocuk kadın, sivil demeden yaptığı katliamı yüreğimiz yansa da, gösteriler yapsak da, kınasak da, en sert sözler söylesek de devam ediyor.

Türk seçmeni Cumhuriyet tarihinde ilk kez Cumhurbaşkanı’nı seçecek.
Gelin bu ilk seçimin tahlilini birlikte yapalım. Yapalım ama doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar ona göre sabırla doğru tahlili bulalım.

Türkiye siyasi tarihinde bir dönüm noktasının dönemecine girdi. Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye’nin yeni bir sürece ve yeni bir döneme girmesinin engellenemez olduğunun sinyallerini de vermeye başladı. İsterseniz bu sürecin tahlilini birlikte yapalım.

Gazetecilerin haklarını “fikir işçisi” olarak düzenleyen 212 sayılı Yasa, 10 Ocak 1961′de yürürlüğe girdi. “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkındaki 5953 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun” başlıklı düzenleme, Milli Birlik Komitesi’nce 4 Ocak 1961′de kabul edildikten sonra, 10 Ocak 1961′de Resmi Gazete’de yayımlandı. Türk Basın [...]